çocuk korku
Genel

Ben Kimseden Korkmam!

sizden gelen…

 

Bu günlerde bir makale okudum. Genel gidişattan belli oldu ki, çocuklar başlarına gelen ve yaptıkları her bir yanılgıda kendileri suçludur. Halbuki çocuklar doğarken beyinleri beyaz sayfa gibi temiz olur. Oraya kim ne yazsa o da onu doğru olarak kabul eder. Her birimiz çocuk olduk. Annemizin bir sözünü iki etmedik. Onlara cevap vermek bir yana, yok kelimesini bile demeye cüret etmedik. Makaleyi yazmakta amacım her bir anneye çocuğuna kendi güvenliğinin ne olduğunu ve kendini nasıl savunmalı olduğunu anlatmaktır. Her birimiz biliyoruz ki, çocuk ticareti başını adlo gidiyor. İster organ satışı, gerekse çocuk hırsızlığı. Çocuk normal mağaza ya da yerlerde bile yanınızdan kaybolabilir, kaza olabilir. Kimse, hiçbir şey karşısında sigortalı değildir. Etrafımızda hırsızlar, katiller, saldırganlar bir hayli fazladır. Bu nedenden dolayı evlatlarımıza kendilerini savunmayı öğretmeliyiz.

 

Gelin çok basit ve rahatlıkla öğretebileceğimiz şeylerden başlayalım. Almanya’da her bir çocuğun çantasında ya da elbisesinin cebinde adı, soyadı ve adresi kayıt edilmiş küçük kağıt parçası oluyor. Bunu ebeveyn yazıp koyuyor. Eğer çocuk bir yerden kaybolursa bulan kişi onu bu listedeki adrese götürebilir. Almanlar çocuklarına, kayboldukları zaman ilk olarak polise gitmelerini ve cebindeki adresi göstermelerini iyice anlatıyor. Hatta bunu daha küçük yaştaki çocuklara bile öğretirler.

 
Evinizde telefonun yanında gözle görülebilecek yerde Acil yardım, Polis merkezi Yangın söndürme istasyonunun telefon numarasını yazıp koyun. Bu numaraları çocuklarımıza da öğretmeliyiz. Her şeyi okulda öğrenecektir demeyin. Çünkü ebeveyn küçük yaşlardan itibaren evladına güvenliğin ne demek olduğunu ve onu hangi yollarla korunması gerektiğini öğretmelidir. Onun hangi hakları olduğunu da öğretmelidir.

 
Çocuğunuza tanımadığı başka bir insana kapıyı açmamayı öğretin. Yani anne ve babadan başka kimseye kapı açmaması gerekli olduğunu açıkça anlatın. Size biliyorum açmayacağım demesine bakmayın. Bunu oyun vasıtasıyla aşılayın. Beynine yerleşmesini sağlayın. Çocuğunuza oyun oynayarak öğretmeyi nasıl kolay olduğunu kendinizde anlayacaksınız. Bu şansı ona verin. Onla şöyle bir oyun oynayın, odalardan birine geçin ve kapıyı kapatın. Siz ise güya bir yabancısınız. Kapıyı çalıp açmasını rica edin. Oyunu yüz kez de olsa tekrar edin. Kendinizi bir katilin ya da hırsızın yerinde düşünün. Diyeceğiniz her kelimeye dikkat edin. Örneğin kapıyı aç, ben annenin gibi. Annene yardım lazım elimdekini sana vermeliyim vb. bu gibi sözlerle onu dile getirmeye çalışın. Ona anlatın ki anlasın, normal büyük insanlar asla çocuklardan yardım istemezler. Eğer kapıyı o kimse açmaya çalışırsa ya da ısrar ederse ki veya yakın biriyim kapıyı aç derse hatta Sana annen veya baban şeyler gönderdim derse; O zaman çocuğunuza bağırmayı öğretin. Polis çağıracağını veya yakın komşuları çağıracağını demeyi öğretin. Çocuğun cinsi önemli olmaksızın güvenliği öğrenmesi gerekir. Kendini savunmayı ve serbest şekilde başarabileceği her şeyi öğretmeniz önemlidir.

 
Avluda oynarken kaybolan veya çalınan az çocuk olmadı. Öyle ise çocuklarınıza avluda da kendini savunmayı öğretmeliyiz. Diyelim ki, siz yabancı kadınsız ve ona şöyle yanınıza çağırır mısınız? Başını okşayıp gel gidelim orda konuşan kedi var diyorsunuz. İstersen sana da birini veririm. O zaman çocuğunuzun gözündeki isteği ve ışıltıyı görecek olan o kişi onu kolundan tutması götürmesi an meselesidir. İşte o anda çocuğun yapması gereken tek şey bağırmasıdır. Onunla oyun oynadığınızı unutmayın. Öğretmeye çalışın ama onu korkutmayın. Sadece sabırla ve temkinle uzun uzun oyunlar oynayın. Yabancı birinin soru sorması ya bir şeyler istemesi ona normal görünmesin ve o anda bütün gücüyle şaşırmasını sağlayın. Eğer çocuğunuz size herhangi isteğinize yok diyebiliyorsa demek ki, yabancı birine de yok diyebilecek. Eğer size hayır demeye yanaşmıyorsa, demek yabancı insana da yok diyemeyecek. Onun için sürekli oyun oynayarak çalışın. Çocuğunuzun her hangi bir durumda kendini savunma konumuna geçmeyi ve kendisine zarar verdirtmemeyi öğretmelisiniz. Korkarak içine kapanmasını sağlayarak değil, bağırarak insanları başına toplamayı öğretebilirsiniz.
Unutmayın ki, çocuğunuzun güvenliği her şeyden önemlidir.

One Comment

  • annelikokulum

    Dediklerinize sonuna kadar katılıyorum Bunu yaparken çocuğun yaşı ve gelişim durumu çok önemli.Benim en korktuğum konu bu oldugu için 3 yaşında iken kızıma bir kitap almış ve okumuştum. Kitapta annesini beklerken yagmurda ıslanan bir çocuğa komşusunun yardım teklifi ile gelişen olaylar anlatılıyor ve yabancılara dikkat edilmesi gerektiği anlatılıyordu tatlı tatlı.Sonraki günler Defne herkes için “anne bu yabancı mı?diye sormaya başladı.Her yeni insandan çekinir hale gelmişti.Okul pedagoguna danıştığımda bu eğitim için 3 yaşın erken olduğunu çünkü zaten hep sizinle birlikte.Biraz daha büyüsün hem okulda hem de evde bilgi verebilisiniz dedi.Biz de konuyu kapattık ve konuyu bir daha açmadık.Bir süre sonra da düzeldi zaten.Demem o ki dogru yaş dogru zaman önemli.Sevgilerimle.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.