kanser tedavisi
Genel,  Sağlık

BİZİMLE HİSSEDER MİSİNİZ?

“Yaşadıklarınız unutulur, söyledikleriniz unutulur fakat hissettirdikleriniz asla unutulmaz..!”

Adam Fawer

(bize nasıl yardım edebilirsiniz başlıklı yazının devamı niteliğinde)

 

Biri kansere yakalandığında, çoğu insan asıl ihtiyacın kalp kalbe bir iç dökme olduğunu düşünür. Oysa insanın dünyası altüst olduğu ve gidilmesi gereken doktor randevuları, danışma ve tedavi seansları olduğu zaman daha yararlı olan kendi kendinize “karşınızdaki kişiyi anlamayı teklif etmektir”.

 

Bakın neler hissediyoruz ve siz bu gidişatın neresinde olabilirsiniz?

İlk kemoterapiden bir hafta sonra, bütün tüyler dökülür. Bu, arkadaşların ve akrabaların geçmesi gereken ilk sınavdır. O zamana dek, kanser sadece korkunç bir gerçektir, ama kemoterapiden sonra  bizler de uçuk pembe kafatasımızla ve olmayan kirpiklerimizle görünür şekilde bir kanser kurbanıyızdır. özellikle erkekler  bunu doğal karşılayamazlar, Gözlerini sizden kaçırırlar. Diğer yandan kadınlar, kendilerini bizim yerimize koymaya çaba gösterirler ve yüzlerinde şok ifadesini nadiren görürsünüz. Emin olunan bir şey vardır. “Zaman ölmek zamanı değildir.”

 

Ameliyat, saç kaybı, kilo kaybı veya görülen teaviye bağlı olarak kilo alımı kendine bakışına darbe vurabilir. Mastektomi sonrasında beyninden vurulmuşa dönen arkadaşlarım oldu. Kemoterapi bizleri genellikle yıldıramıyor, mide bulantısı ve yorgunluğa aşina oluyoruz, hamilelik bulantısı ve lohusa hali gibi. Ama morluklar ve hareket edememek korkutucu. Kendimizi engelli gibi hissettiriyor ve bildik bir durum değil. Giyinemiyor olabiliyoruz..Bu tip durumlarda ise size bir kıyafet önerim olabilir. Kollarınızı kaldıramasanız bile kolaylıkla giyilebilecek, lastikli, plili giysiler ya da boşlukları dolduracak şekilde üzerinizde kıvrılıp dalgalanan elbiseler.

 

Neden giysiler bu kadar önemli? Bana hastalığın benden aldığı şeyi geri verdiler; güzelliğimi. Bunun hissettirdiği duyguyu anlatacak kelimeleri bulamıyorum.

 

Ben bu konuda çok şanslı bir kadınım. Eşim çok şefkatli, bedenimi, morluklarımı, ağrılarımı ve zaman zaman yaralarımı seven bir adam. O süreç içinde kendimi güzel ve arzulu hissetmemi sağladı. Hâlâ çekici olabilmek benim için çok önemliydi. En hasta zamanımda bile mümkün olduğunca güzel görünmeye gayret ediyordum. Saçlarım temiz ve fönlü, takma kirpiklerim gözümde ve dudaklarım rujlu olmalıydı.

 

Arkadaşınızı hayata bağlamak için yapabileceğiniz tek şey güzel kıyafetler ve empati yapabilmek değildir.

Kanser hastası arkadaşınız için bu deneyim çerçevesinde bir proje hazırlayın, Bu proje arkadaşınızın kanser türü konusunda bilinç düzeyini artırmak olabilir ya da bir yardım kurumu için bağış toplamak ya da yerel bir hastaneye ekipman almak ya da arkadaşınızı deneyimi hakkında internete, hatta özel bir günlüğe (çok arındırıcı) yazmak veya bir destek grubu kurmak konularında cesaretlendirin. Tüm bu korkunç deneyimlerin içinden yapıcı bir şeylerin çıkma ihtimali insanın kendini daha iyi hissetmesini sağlıyor.

 

Eşim ve kardeşim Murat’tan sonra tüm hastalık sürecinde başıma gelen en iyi şey “Kansersiz Yaşam Derneği”, bu üçünü iyileşmeye giden yoldaki en önemli deneyim arkadaşlarım olarak adlandırabilirim.

 

Güzel planları önceden yapın ki dört gözle beklenecek bir şey olsun

Bu noktada arkadaşların fazlaca yardımı dokunabilir. İhtiyacımız olan iki tür hedeftir: Yakın gelecek için küçük hedefler (çocukları başka bir yere yatıya göndermek, mumlarla aydmlaülmış bir küvet hazırlamak ve erkenden yatmak; aromaterapi masaj seansı; akşam yemeği için taze kuşkonmaz) ve büyük hedefler ki bunlar tedavinin sonuna kadar ya da her şey biraz daha belirginleşinceye kadar bekleyebilir.

 

Bahçeye birlikte ne dikebileceğinizi kararlaştırırı: Ağaçlar (gelecek için tam bir güvenoyu), güller ya da sebzeler. En kasvetli zamanda bile, arkadaşınızın her zaman gitmek istediği bir yeri görecek, önemli maçları seyredecek, çocukları ya da torunları ziyaret edecek kadar iyi hissedeceğini hayal edebilmek, moral yükseltici olabilir.

 

Milano’da iken La Scala’da Aida nın gösterimde olacağını duyduğum zaman bir arkadaşımın kemoterapi tedavisi yeni bitmişti. Aylardan eylüldü, konser ise marttaydı, ben de ikimiz için bilet aldım. Zaman akıp geçti ve konsere gittik. Sonra, çok sonra, bana dedi ki: ‘Sana ne kadar teşekkür etsem azdır. O zaman sana o biletleri almanın benim için ne kadar önemli olduğunu söyleyememiştim, çünkü benim altı ay sonra yaşayacağımı düşündüğün anlamına geliyordu.” Bu olay 6 sene önce oldu ve arkadaşım hâlâ sağlıklı.

 

Kalın bağırsak kanseri olan bir arkadaşım müzik ve seyahat konusunda tutkuluydu. Birkaç haftada bir arkadaşlarından biri ona dünyanın belli bir bölgesine ait bir müziğin Cd’sini ve videosunu gönderirdi. Kemoterapi sırasında Cd’lerini dinlerdi, vide¬oyu seyrederdi ve yolculuğunu planlardı. Bazılarını gerçekleştirmeyi başardı.

 

DİKKAT! Hastalıktan önceki yaşamınıza döneceğinizi vaat eden hobi veya ilgi alanlarınızla ilgili hediyeler insanı oldukça neşelendiriyor: spor aleti, dikmek için bitki soğanları (bahçe araçlarıyla beraber), meyve ağaçları, çiçek açan bitkiler, bir pusula ve sağlam bir çift yürüyüş ayakkabısı, kayak beresi, tatil broşürü, saç bakım ürünleri ya da tüyler tekrar çıküğmda kullanabilmek için kirpik kıvırma aleti.

 

Ayak İşleri

Yoğun radyoterapi pestilimi çıkarmıştı. O kadar yorgun ve bitkindim ki durup dururken gözyaşlarına boğulurdum, gürültüye tahammül edemezdim, beynim patlayacak kadar çok ağrırdı, vicdan azabı çekmeden, hırçınlaşmadan ve kendimi asosyal hissetmeden dinlenemezdim. Yemek yapmam gerekirdi, ama elimden gelmezdi ve ne yiyeceğimiz konusunda endişelenirdim. Açık ve dürüst olabilmem, iyi olmadığımı itiraf edip çaresizce ihtiyacım olan yardımı talep etmem uzun zamanımı aldı. Ve o günden itibaren dünyanın en iyi kardeşi Murat yanımdan bir an olsun ayrılmadı. Adeta ablaya adanmış bir hayat yaşadık yıllarca. En değerli hediyem oydu.

 

Yardımlarınızın “kontrolü ele geçirme” olarak algılanmamasına dikkat edin. Öncelikle her zaman sorun. Yardım teklifiniz hemen kabul edilmiyorsa, bu arkadaşınızın o an için işleri kendi yapmayı tercih ettiği anlamına gelebilir. Kanser olup da hayatımız elimizden kayıp gidiyormuş gibi hissettiğimizde, çoğumuz en azından hayatın bir kısmını kontrol ettiğimizi, işe yaramaz bir yatalaktan daha fazla şey ifade ettiğimizi bilmek ister. Özellikle zor olan zamanlarda o kontrolü yakın bir arkadaşa ya da akrabaya emanet etmek zorunda kalsak bile, kendimizi yeterince iyi hissettiğimizde sorumluluklarımızı tekrar üzerimize almak isteriz.

 

Tatil falan demeksizin, her gün düzenli olarak önerilen yardımdan daha iyi bir şey yoktur, ancak son dakikada hayal kırıklığına uğratılmak, kendimizi kötü hissederken işleri devralmak ya da başka birini bulmak zorunda k mak, bir dahaki sefere yardım isteme eğilimimizi ortadan kaldırırken, yıkıcı da olabilir. Bu yüzden yapabileceğinizden fazlasını vaat etmemek ve yardımın en çok tedaviden sonraki aylarda, iyi niyetli diğer yardım tekliflerinin uçup gittiği aylarda gerekli olduğunu bilmek hayati önem taşır  bunlar kanser hastalarının kendilerini en zayıf hissettiği zamanlardır.

 

Sınırlarınızı Bilin

Herhangi bir yardım için gönüllü olmadan önce kendinize sorun:

Ne kadar makul ve güvenilir bir yardım vaat edebilirsiniz? Unutmayın ki büyük bir jest önerisinde bulunup arkadaşınızı hayal kırıklığına uğratmak, yardım sunmamaktan daha kötüdür.

Hayatınızda başka neler var? Uzun vadeli yardımlar beklenecek biri misiniz, yoksa arada bir jestler mi yaparsınız?

Hangi konuda iyisiniz? Becerilerinizi tanımlayın. Yemek pişirebilir misiniz, temizlik yapabilir misiniz, araba kullanabilir misiniz? Internet dehası mısınız? Klavye becerileriniz nasıl? Hukuki ya da tıbbi konularda mı yanında olmak istersiniz? “Her şeyi bir kenara bırakıp” arkadaşınızla ya da akrabanızla ilgilenme zorunluluğu hissetmek yerine, yapabileceklerinizi zamanı geldiğinde yapmayı teklif edin. Altından kalkabileceğinizden daha fazlasını üstleneceğinize ve istekliliğiniz azaldığında arkadaşınızı hayal kırıklığına uğratacağınıza, neden dönüşümlü bir rota organize etmiyorsunuz?

Bir işin ucundan tutabilmek için arkadaşınızın neye ihtiyacı olduğunu belirleyin

Mutlaka bir “Yardıma ihtiyacın olursa, haber ver,” tekliflerinden birini sunarak hasta insana düşünecek, organize edecek bir şey daha yüklemek yerine, hangi noktada yardımcı olabileceğinizi özenle belirleyin. Eğer arkadaşınızı iyi tanıyorsanız, en çok neyin makbule geçeceğini bileceksinizdir. Emin değilseniz, onlara en çok neyin yük olduğunu belirleyin: Biçilmeyi bekleyen çimler, ütülenecek kıyafetler, yardım edilmesi gereken ev ödevi, dolaştırılması gereken köpek, alışverişi takiben hazırlanması gereken akşam yemeği ya da finansal ve sigortaya ilişkin konularda gerekebilecek yardımlar olabilir.

Bu arkadaşınızın kanserinden ziyade, ihtiyaç frekansına konsantre olabilmekle ilgili bir şey. Çıkış noktamız da onların en çok önemsediği ve her zaman da önemsemiş olduğu şeyler olmalı. Hastalıktan dolayı karakterleri değişmiyor, elbette onları rahatlatan şeyler de değişmiyor. İçgüdülerim işleve yönelik olmalıdır. Onları için düzen önemliyse, buzdolabını temizler, bulaşıkları yıkar ve çöpü boşaltırım. Evlerinin dağınık olmasını önemsemiyorlar, ama lüksü seviyorlarsa, onlara muhteşem banyo yağları ve kokulu mumlar alırım.

 

Eğer ne yapacağınızı biliyorsanız, hemen işe koyulun, sessiz sedasız bitirin.Ortalığı birbirine katmadan, Allah aşkına nasıl yapılacağını sormadan, sadece hallederek yardım edeceksiniz.

Kanser teşhisi konmuş bir arkadaşlayken yapılacak dört yararlı şey.

  • Gelmeden haber verin.
  • Belirli bir konuda yardımetmeyi teklif edin.
  • Uygun olduğunuz günleri ve saatleri belirtin.
  • Haber bekleyin.

Bu dört basit kurala uymayı başaramıyorsanız, En Zayıf Halkasınız. Hoşça kalın.

 

Unutmayın: Kanser tüm aileyi etkiliyor Yardım etmenin genellikle iyi bir yolu da ailenin diğer fertlerini desteklemek olabilir. Çocukları eğlenceli yerlere götürerek ve onları sevindirerek oyalamak, eşleri sinemaya, bara götürmek, işyerlerindeki yüklerini azaltmak… Bunların hepsi hasta olan kişinin kendisiyle ilgilenmesine fırsat tanıdığı için, özellikle bu hassas dönemde minnettarlıkla karşılanacaktır.

Tedavi başladığında, bir arkadaş ağının desteği tüm aile için hayati önem taşır hale gelebiliyor. Eş ya da sevgili resmen yemek yemeyi unutacak hale gelebiliyor ya da sadece hamburger ve patates cipsi yiyerek yaşıyor. Çocuklar ebeveynlerini yormamak için soru soruyor olabilirler. Çoğu zaman genç insanların akrabalara ya da arkadaş çevresine soru sorması daha kolay oluyor.

Ve geçen ay yazımı bitirdiğim cümleyi tekrar ederek bu aya ve bu konuya nokta koymak istiyorum.

Bir arkadaşın “kanser hastası” arkadaşına ve yakınlarına dokunması inanın “cennetin kapılarını aralayabilir”

 

Dida Kaymaz

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.