Bloggerlar Banvit’te

#BloggerlarBanvitte

#BloggerlarFabrikada

Dün Banvit’in Bandırma tesislerini 5 Blogger olarak gezdik.  Sabah 07:00 Yenikapı- Bandırma deniz otobüsünde buluşarak günümüze başladık. Sohbet dolu bir yolculuk sonrası 10:00 gibi fabrikadaydık. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Görener’in sıcak karşılaması ve toplantı salonunda tavuk kıymasından yapılmış harika gözlemelerle toplantımıza başladık. Ömer bey anlattı biz sorduk. Ayrıca Twitter’da #BloggerlarBanvitte hastag’i ile açtığımız başlık altında takipçilerimizden gelen soruların tamamını Ömer beye ilettik o da tüm açıklığı ile cevapladı. Antibiyotikten, hormona, büyük başlardan, yemin içindeki maddelere ne varsa…

Belirlenmiş bir tur programı uygulamadık fabrikada. Nereyi görmek istiyorsak tüm şeffaflığı ile gösterdiler bize. Ellerimizde fotoğraf makineleri her yere girdik çıktık, fotoğrafladık ne var ne yoksa.

Çat kapı girdiğimiz ilk yer ki benim için fabrikanın en değerli yerlerinden birisi, fabrika bahçesinde büyük bir araziye 3 bina olarak inşa edilmiş olan anaokulu bölümüydü. Çalışanlarının %50’sinin bayan olduğu fabrikada ufaklıkların işe anneleri ile gidip gelmesi harika. Ve bu anaokulu “var mı var” diye açılmamış. Vardiya süresince açık okulda 2 doktor ve 1 hemşire var.

Daha sonra tavukların çiftlikten gelip kesim için bekledikleri konforlu yerlerden pakete girip depolandıkları yere kadar her yere girdik çıktık. Her bölüme ayrı dezenfektasyon süreçlerinden geçerek giriyorsunuz ve içeride uymak zorunda olduğunuz kurallar var.

Benim gibi bir adam için en güzel yerlerden birisi de baharat deposuydu. Harika bir koku ile karşılıyor depo sizi. Baharat konusu da çok önemli. O yüzden ürüne kattıkları dışarıdan alınan her şeye çok dikkat ediyorlar. İşlenmiş ürünlere eklenen her şey ayrı laboratuvar testlerinden ve kontrollerinden geçerek ekleniyor.

Ar-Ge bölümü en keyifli yerlerdendi. İçeride baya profesyonel bir lokanta mutfağı ve donanımı var laboratuvar bölümünden ayrı olarak. Tüm ürünler aslında bu mutfakta yaratılıp piyasaya çıkıyor.

Birazda aldığım notlara bakalım

Önce benim açımdan önemli yanlış bilinenleri listeledim gezi notlarından;

Antibiyotik verilerek tavuklar hızla büyütülüyor, antibiyotikli tavuk mu yiyoruz?

Amerika’da antibiyotikler büyüme faktörü olarak kullanılıyor bu yaklaşık tavuğun 3 ile 5 gün daha erken kesime uygun hale gelmesini sağlıyor ama Türkiye’de antibiyotikler kesinlikle büyüme faktörü olarak kullanılmıyor sadece hasta olan tavukların tedavisinde kullanılıyor.

Antibiyotikli tavuk yemiyoruz, antibiyotik gruplarına göre bu ilaçların tavuğun vücudundan çıkma süreleri var 6 gün 8 gün vs. Bu süre tamamlanmadan hiçbir tavuk kesilmiyor ve satışa sürülmüyor.

Yemdeki GDO olayı nedir?

Tavuk yeminin içindeki tavuğa en fazla proteini veren madde soya küspesi, dünyadaki soyanın %75-80 gibi bir rakamı GDO’lu. Bu oran bundan 6-7 sene önce %30’lardaymış. Bundan 10 sene sonra nerede olacağına siz karar verin. GDO’suz soya küspesi en çok Hindistan’da bulunuyor ve Banvit soya küspesini oradan alıyor. Ama tedariğin devamı garantide olmadığından GDO’suz soya küspesi kullanıyoruz diyemiyorlar. Ama mısır için durum böyle değil. Mısırda GDO’suz belgesi olmayan mısırı almıyorlar.

Eskiden köydeki tavuklar 3 ayda büyürdü şimdi 1 ayda nasıl büyüyor, hormon mu kullanıyorsunuz?

Hormon kullanımı Türkiye’de kesinlikle yasak. Köy tavuğu ya da özgür dolaşan tavuklar, bahçede ya da çöpü eşelerken ne bulursa onu yiyor. Buda dengeli bir beslenmeyi sağlamıyor. Kümes ortamında yetiştirilen tavuklar dengeli ve kendileri için faydalı besinler yediğinden daha hızlı olgunlaşıp büyüyebiliyor. Buradan tavukların obez olarak yetiştirildiği anlaşılmamalı. Dengeli beslenme vücuttaki yağlanmayı değil et ve kas yapısını geliştiriyor.

Katkısız ürünler hakikaten katkısız mı?

Kesinlikle katkısız. Katkısız üretim sürecinin başından sonuna yani ürünler pakete girene dek takip ettik. Katkısız ürünlerde süt tozu, tuz, yumurta, zerdeçal, kereviz, maydanoz ve çeşitli baharatlar kullanılıyor. “E” kodlu hiçbir madde, ayrıca tad vermesi için piyasada birçok hazır gıdada kullanılan MSG katkısız ürünlerde kullanılmıyor.

Tavuk hakkında çıkan yanlış haberler ile ilgili olarak Banvit annelere bir mektup yazmış, işte o mektup;

Merhaba,
Eminim bu yazıyı okuyan herkes son günlerde çeşitli gıdalar konusunda çıkarılan haberleri yakından takip ediyordur. Bu teorim doğruysa, o zaman çoğunuz şu anda çocuğunuza verebileceğiniz sağlıklı gıdaları nereden bulacağınızı düşünmekten yorgun düşmüş olmalısınız. Çıkan haberler yenir yutulur gibi değil, hepimiz zehirle besleniyoruz. Yumurta, tavuk, süt gibi tüm temel besin kaynaklarımız bizi kanser yapmak üzere üretiliyorlar. Sebzeler, meyveler zaten hormonlu, onları da yemeyin. Peki ya un? Unun sağlıklı olduğunu mu düşünüyorsunuz? Hiç de değil, çünkü buğdaylara da böcekler gelmesin diye insanları kanser yapabilecek ilaçlar sıkılıyor. Balık? O zaten ağır metallere bulandığı için unutun gitsin. Ağır metallere bulanmamış çiftlik balıkları var ama onlar da yemle besleniyor. Kim bilir o yemin içine neler karıştırıyorlardır. Hadi bakalım ne yiyeceğiz şimdi? Nereden bulacağız sağlıklı yiyeceklerimizi?
 
Köy ortamını şehre taşıyamayacağımıza göre biz gidip köyde yaşasak? Tarım ve hayvancılıkla uğraşsak, sonra da birbirimizle yetiştirdiğimiz tahıl, sebze, meyve, et, süt, tavuk, yumurta artık ne bulursak değiş tokuş etsek ve sağlıklı beslenip çok uzun yaşasak… Sahi eskiden yaşam çok uzun muydu? Yoksa ortalama ömürler son zamanlarda daha mı uzamaya başladı? Eskiden kanser vakaları çok mu azdı? Yoksa şimdilerde tıp çok ilerledi de hastalık teşhisleri mi kolaylaştı? Ne hastalık olduğu anlaşılmadan dünyadan ayrılan büyüklerimizin de kanser olmadığını kim iddia edebilir?
 
İnternet harika bir araştırma ortamı ama çoğumuz vaktimizi internette şehir efsanelerini takip edip birbirimize yayarak harcıyoruz. Bu efsaneler o kadar komik ki, tavuğu günde iki kez yumurtlatan bile var! Bunlara inananlarsa bizim eğitim sistemimizin en önemli çıktısı. Neden? Çünkü bize öğrenmek değil ezberlemek öğretildi. Araştırmak, düşünmek değil, önünüze koyulan metne göre soruları cevaplandırmak öğretildi. Sormak, tartışmak değil, verilen bilgiyi olduğu gibi kabul etmek öğretildi. Eh bu alt yapıya bir de felaket haberlerine olan merakımızı eklersek şehir efsaneleriyle kafaların karışması kaçınılmaz sonuç oluyor.
Ben şanslıyım, en azından et, tavuk ve yumurta konusundaki efsanelerin ne kadar gerçek dışı olduğunu biliyorum ve çocuklarım proteinden mahrum kalmıyor. Mevsimine göre sebze ve meyve seçiyorum ama hiç organik olanından almıyorum. Olabilecek hastalıklardan korkarak yaşayıp onları çağırmaktansa, ben çağırmadan gelen beta vs. gibi hastalıklarla uğraşmaya devam ediyorum. Ama bu hastalıklardan kesinlikle yediklerimizi sorumlu tutmuyorum.
 
Sevgili anneler, lütfen aklınıza takılanları birbirinize değil gerçek uzmanına sorun ve yanlışı, doğruyu bilimsel kaynaklardan öğrenip rahat edin. Çocuklarınız güzel büyüsün diye…
 
Sağlık ve sevgiyle kalın,
Banvit AŞ.

 

Bu yazı ile ilgili çeşitli eleştiriler okudum internette üslubundan, değindiği konulara vs. Piyasada tavuk hakkında o kadar şey dolaştı ki. “Fast Food zincirlerinde yediğimiz tavuk değil aslında bu” “İşte tavuklar şöyle kesiliyor” “Tavuklara işte bunlar yediriliyor” gibi. Bunları gördükten sonra yazının ne üslubu ne içeriği abartı gelmedi bana açıkçası.

Sonuç;

Biz ailecek tavuk zaten yiyorduk, ama zaman zaman piyasada çıkan haberler insanda soru işareti uyandırmıyor değil. Bu gezi ile kafama takılan her şeyi sordum ve öğrendim. Ben kişisel olarak tatmin oldum mu derseniz kesinlikle oldum. Ama Banvit’ten beklentim tüm hazır ürünlerin katkısız olması.

Aklınıza takılan her soruyu Banvit tüketici hattına sorabilirsiniz.

Şu an sadece İstanbul için ama yakında başka illerinde ekleneceği bir de online alışveriş sitesi var Banvit’in. www.banvitburada.com , bu sitede görmüş olduğunuz tüm ürünleri isteyeceğiniz adrese kurye ücreti ödemeksizin ve size en yakın soğuk hava deposundan soğuk zincir kırılmadan motorlu kuryelerle ulaştırıyorlar.

Sizde online alışveriş keyfini deneyebilin diye bu yazının facebooktaki linkini beğenip paylaşan 4 kişiye 30’ar Liralık Banvit Burada çeki hediye ediyorum. Son katılım 12 Kasım Pazartesi. Kazananları burada ve facebook sayfamızda 13 Kasım Salı günü açıklayacağız.

Organizasyonun planlanmasında başından beri bize destek olan İlgi Görener (Banvit Kurumsal Gelişim ve İletişim Direktörü) ’e,

sabah bizi karşılayıp, ayrılırken kapıya kadar uğurlayıp gezi sırasında sabırla her sorumuza cevap veren Ömer Görener  (Yönetim Kurulu Başkanı)’e,

ve gezide bize eşlik eden, Vedat Kırtay  (Satış Direktörü Banvitburada.com), İbrahim Akın (İleri İşlem Tesisi – Üretim Müdürü),  Mine İnal  (İleri İşlem Tesisi – Ar-Ge Müdürü) ve Fatih Göçen (Basın yayın)’e misafirperverlikleri için tekrar teşekkürler.

Fotoğrafların bazıları bana çoğu ise sevgili Ayça Oğuş’a aittir. Gezi ekibi Yeşim Mutlu, Sena Baran, Ayça Oğuş ve İrem Erdilek’e ayrıca teşekkürler.

 

Hediye çekleri açıklaması;

Banvit Burada hediye çeklerini kazananlar; Pınar Yumuşak, Sevil Çınar, Seda Türkmen Alaşlar ve Aylin Demir. Kendilerini tebrik ediyoruz, mesaj ya da mail yoluyla bize ulaşırlarsa internette geçerli kodları kendilerine hemen ulaştıracağız.

Yazar: Baba

Son ayları sorunlu geçen hamileliğimiz, hamileliğin son 1,5 ayını hastanede geçirmemiz ve 34 haftalık 2240 gr olarak kucağımıza aldığımız küçük mucizemiz Nazlı’mız. Bu süreçte çok okudum bir çok konu araştırdım, baktım ki etrafta herşey annelere, babalara o kadar az şey varki. Ve biradambirbebek.com ‘u açmaya karar verdim. Bu bir blog, internet camiasındaki ilk ve tek bir baba tarafından açılmış blog değil ancak bir günlükten ziyade çok fazla doğru bilgi de içermesine çalıştığım bir blog. İstiyorum ki bu babalar için bir rehber olsun. Hislerimizi ve bilgilerimizi paylaşalım. Her şey anneler için etrafta, burası sadece babalar için. Dedik ya burası baba blog

6 thoughts on “Bloggerlar Banvit’te

    Banvit, tavuklar ve detayları

    (08 Kasım 2012 - 08:35)

    […] Bir Adam Bir Bebek […]

    Banu

    (08 Kasım 2012 - 09:12)

    Cesur bey elinize ayağınıza sağlık, aklımdaki her şeyi sormuşsunuz. Gönlümüz biraz daha rahat artık

    Metin A.

    (08 Kasım 2012 - 11:05)

    Cesurcum benim takıldığım antibiyotik olayıydı o konuda rahatladım, teşekkürler.

    […] Diğer blogger arkadaşlarımın yazılarına da Ayça, Cesur, İrem; Sena tık tık […]

    Aylin Demir

    (08 Kasım 2012 - 13:56)

    Cesur bey organik işine girmeyi düşünüyorlar mı?

    oznur

    (08 Kasım 2012 - 16:36)

    Cesur Bey, teşekkür ederim

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir