Kirlenmek Güzeldir

Geçtiğimiz hafta sonu OMO’nun davetlisi olarak Karaköy Salt’ta keyifli bir etkinliğe katıldım. 2004 yılından bu yana “Kirlenmek Güzeldir” felsefesi ile çocuk gelişimine olumlu katkıda bulunmayı amaçlayan OMO kirlenmenin çocukların hayatı deneyimleyerek keşfetme ve öğrenmelerinde bir simge olduğunu savunuyor.

Aktif Yaşam Derneği kurucu ortağı Mehmet Ali Çalışkan, çocuk ve ergen psikiyatrı Prof. Dr. Yankı Yazgan ve OMO’ya marka elçisi olarak destek veren tiyatro oyuncusu Demet Akbağ da bu etkinlikte bizimle birlikte oldu.

Toplantıya benim oldukça ilgimi çeken Türkiye’deki oyun-öğrenme-teknoloji-ebeveynlik gibi başlıklardaki araştırmaların sonuçları ile başladık.

OMO için Adhoc Türkiye tarafından yapılan araştırma, İstanbul, Ankara, İzmir’de 5-12 yaş arası çocuk sahibi 900 annenin katılımı ile gerçekleştirildi. Çalışmada ayrıca, Türkiye’de aile yaşamı ve ebeveynler üzerine yapılmış farklı araştırmalardan ve TÜİK verilerinden de yararlanılmış.

Araştırmada benim ilgimi çeken veriler;

Türkiye’de 5-12 yaş arası çocuk sayısı 9,5 Milyon var, 5-12 yaş arası çocuk sahibi olan anne sayısı 4,6 Milyon ve yalnız % 14’ü üniversite mezunu. Ayrıca şehirli annelerin %70’i çalışmıyor.

Annelerin çocuk yetiştirirkenki önceliklerinde ise birinci sırada kaliteli bir eğitim almaları %79’luk oran ile başı çekiyor. Sağlıklı beslenmelerine %78, interneti güvenli kullanmalarına %11, yeterince fiziksel aktivite yapmalarına %9. Görüyoruz ki fiziksel aktivite oranı oldukça düşük.

Anenlerin gelecek hakkında beklenti ve düşüncelerinde ise “Çocuğumu daha zor bir gelecek bekliyor” diyen annelerin oranı % 69. Annelerin %58’i değişimi yakalamakta zorlanıyor.

kirlenmek güzeldir
kirlenmek güzeldir

Çocuklarda teknoloji kullanımında ise ilginç rakamlar var. Çocukların ailelerinden istediği şeylerin başında %85 ile bilgisayar geliyor. Ailelerin %64’ü çocuklarına özel bilgisayar, %49’u akıllı telefon ya da tablet sağlamış görünüyor. Öte yandan annelerin %69’u telefon ve tabletin çocukları için zararlı olduğunu düşünüyor. Çocukların %76’sının her gün televizyon izleme izni var. % 70’inde TV izleme süresi günde 2 saatin üstünde. 
(Ailece yapılan ortak etkinliklerin başında yaklaşık %73 ile televizyon izlemek geliyor)

Oyunun her yaşta önemli olduğunu savunan bir baba ve çocukluğunu sokakta oyun oynayarak geçiren biriri olarak aslında buradaki istatistiklerde annelere hak veriyorum. Bizim zamanımızdaki gibi mahalle kültürü malesef artık yok. Kapalı güvenlikli sitelerde bile çocukları dışarı bırakmayı çok istemiyoruz.

Annelerin %11’i çocuklarını dışarı hiç çıkarmazken, %49’u çocuğunu haftada sadece 2 gün dışarıya çıkarıyor. Evde 2 saatten fazla oyun oynayan çocukların oranı %45 iken dışarıda 2 saatten fazla oynayanların oranı %26. Annelerin %85’i kendi çocuklarıyla kıyasladıklarında, çocukken arkadaşlarıyla daha fazla oyun oynadıklarını söylüyor. % 81’i biz bugünün çocuklarına göre daha fazla deneyimleyerek ve yaparak öğrenirdik diyor. Çocuğuyla 2 saatten fazla oyun oynayan anne oranı ise %6. Anneler bu orana gerekçe olarak çocuklarıyla ne oynayacaklarını bilemediklerini ya da onlara bir şeyler öğretme konusunda kendilerini yeterli görmediklerini söylüyor.

Anneler ve Yaparak – Deneyimsel Öğrenme Modeli hakındki sorulara cevapları ise şöyle;

Annelerin %61’i “deneyimleyerek-yaparak öğrenme” kavramını hiç duymamış. Kavram anlatıldığında, annelerin % 84’ü bu modeli çocuğu için çok faydalı buluyor. Annelerin yalnız % 48’i hayatlarında yaparak-deneyimleyerek öğrenmenin yeri olduğunu ifade ediyor. Annelerin % 73’ü kirlenen çocuk daha fazla öğrenir diyor. “Kirlenen çocuk daha mutlu olur” diyen annelerin oranı % 82’yi buluyor.

Peki nedir bu deneyimleyerek öğrenme? Dr. Michele Borba’ya gore çocukların etraflarındaki dünyayı birinci elden keşfetmeleri, öğrenmeleri ve anlamalarına imkân sağlayan bir öğrenme biçimidir. “Deneyimsel öğrenme”, “deneyim yoluyla öğrenme”  veya “yaparak öğrenme” olarak da anılır. Bu öğrenme modelinde çocuk pasif değil, aksine aktiftir.

Prof. Dr. Yankı Yazgan 6 yaş öncesi çocukların akıllı telefon, tablet gibi cihazlarda geçirdiği fazla süre okul çağında konsantrasyon, dikkat süresi, akademik başarı gibi faktörleri olumsuz etkiliyor. Tabi ki günümüz koşullarında tamamen yasaklamak değil

Aktif Yaşam Derneği kurucu ortağı Mehmet Ali Çalışkan’a göre oyun ve hareket çocuğun dünya ile iletişim kurmasındaki en önemli şey. Çocuk oyun oynarken karşılaştığı problemleri çözmeyi, karar vermeyi, paylaşmayı öğreniyor.

Çocukların deneyimleyerek öğrenme yöntemiyle geliştirebileceği yetkinlikler ise; kendini tanıma ve farkındalık, empati kurma, iletişim Becerileri, motivasyon, hedef belirleme ve geleceği planlama, sorun çözme becerileri, öfke stres ve zaman yönetimi, sabırlı olmayı öğrenme ve uzlaşmacılık olarak sayılıyor.

Nazlı o gün annesi ile başka bir yerde olduğundan etkinliğe katılamadı ancak gelen ufaklıklar toplantı sırasında başka bir alanda çok keyifli aktiviteler yaparak vakit geçirdiler.

Yazar: admin