Genel,  Son Eklenenler

Nur Topu Gibi Bir İki Yaş Sendromunuz Oldu

Eveeeet ve beklenen an geliyor nur topu gibi bir “iki yaş sendromunuz” oluyor. Nedir bu iki yaş sendromu? Biz sendromsuz mu büyüdük acaba? Yoksa bizimkiler de 70’li yıllarda internetten araştırmış mıdır olayı? Şöyle bir diyalog hatırlar gibiyim aslında “Bey bizim çocuk biraz hırçınlaştı, bağırıp çağırıyor, iki yaş sendromu olmasın sakın”

İki yaş civarında bebeğin hareketliliği artar, motor becerileri de artan bebek konuşmaya başlamış ve artık anne babası ile iletişim kurar hale gelmiştir. Kendini bir birey olarak adlandırmaya başlaması ile sizin koyduğunuz kendi sınırlarını fark etmeye ve onları zorlamaya başlar.

Bir psikoloji testinde oda içine bir kutu bırakılmış ve deneğe odada 5 dakikalığına yalnız bırakılacağı söylenerek kutuya dokunmaması istenmiş. Odada tek başına kalan deneklerin yarıdan fazlası ilk 1 dakika içinde kutuyu açmış. Biz bile bize çizilen sınırları, niye çizildiğini çoğu zaman bildiğimiz halde zorluyor ve onları aşmanın yolarını arıyorken, o sınırların niçin var olduğunu henüz bilmeyen bebeğimizin onları zorlaması çok normal aslında. Belki de bu olaya sendrom değil de kendinin toplum içindeki yerini bulma demeli:)

Bu dönemde en çok rastlan hareketler aşırı tepki verme, sinirlilik, inatlaşma ve huysuzluktur. Bazı bebeklerde istediğinin yapılmaması durumunda aşırı ağlama nöbetleri, kendini yerden yere atma durumları görülebilir.  Tahammülsüz olan bebeğiniz hayır cevabına aşırı tepki verebilir. Özellikle yapma dediğiniz şeyleri inadına yapmaya çalışabilir.

“Eyvah! Benim bebeğimde de bunlar var.” demeyin sakın. Bunlar olması doğal şeyler, ebeveynlerin asıl zorlandığı konu, bu durumlara nasıl tepki vereceklerini bilememeleri.

 

Aslında biraz sabır ve dikkat edilmesi gereken birkaç husus ile bu dönemi her iki taraf için de sorunsuz atlatmak olağandır.

  • Öncelikle bebeğe bu dönemde bir birey olduğu hissettirilmeli, yaşına uygun sorumluluklar verilmeli. Ev içinde bazı görevlerinin olduğunu öğrenmesi kendini kanıtlamasında olumlu bir etkendir.
  • Onunla mutlaka iyi bir iletişim içinde olunmalı, “hayır” sadece hayır olarak kalmamalı, onun sebebi bir büyük insana anlatıyormuş gibi sabırla anlatılmalı. Unutmamalı ki bu dönem bebeğin anne babayı taklit ederek öğrendiği bir dönem. Bu sebeple onun yaptığı olumsuz hareket ve davranışlara sabırsız ve sinirli yaklaşım onun da bu şekilde davranmasını tetikleyecektir.
  • Aktif enerjisini boşaltmasını sağlayacak ev dışı aktiviteler faydalıdır, ayrıca ev içinde hafif gürültü çıkarabilecek tarzda oyuncaklar da yine faydalı olabilir.

En son olarak, bu dönemde sabırlı olmak en önemlisi. Bu sebeple hem anne hem baba bu süreci beraber üstlenmeli ve bireysel olarak kendilerine terapi sağlayacak vakitler ayırabilmelidirler.

Son ayları sorunlu geçen hamileliğimiz, hamileliğin son 1,5 ayını hastanede geçirmemiz ve 34 haftalık 2240 gr olarak kucağımıza aldığımız küçük mucizemiz Nazlı’mız. Bu süreçte çok okudum bir çok konu araştırdım, baktım ki etrafta herşey annelere, babalara o kadar az şey varki. Ve biradambirbebek.com ‘u açmaya karar verdim. Bu bir blog, internet camiasındaki ilk ve tek bir baba tarafından açılmış blog değil ancak bir günlükten ziyade çok fazla doğru bilgi de içermesine çalıştığım bir blog. İstiyorum ki bu babalar için bir rehber olsun. Hislerimizi ve bilgilerimizi paylaşalım. Her şey anneler için etrafta, burası sadece babalar için. Dedik ya burası baba blog

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.