• Kitap

    Körler Ülkesi nerede?

    Delal Arya’nın Pera Günlükleri adlı serisi gizemli denizciler, efsaneleriyle ünlü şehirler, tuhaf güçleri olan antika eşyalar, yüzyıllar öncesinden kalma ipuçları, yer altında yaşayan esrarengiz halklar ve eski bir otelin odalarına şifrelenmiş ipuçlarının etrafında dönüp duran bir define avını konu alıyor. Serini ilk kitabı olan Körler Ülkesi Venedik’te başlıyor. 12 yaşındaki Ran unutulmaya yüz tutmuş bir kulenin dibinde, gizli bir oda keşfediyor. İçerisi paha biçilmez hazinelerle dolu ama dahası da var!   İpuçları: Bir fosil, kayıp bir şehri gösteren eski bir parşömen, bir piramit resmi… Sorular: “Serafim neydi?”, “İstanbul’da, Pera Palas’ın odalarının altında yatan gizem neydi?”, “Körler Ülkesi neredeydi?”   Ran ve ikiz kardeşi Lusin, onları İstanbul’da tarihin en büyük sırrının…

  • Kitap

    Dünya halklarından hayvan masalları – 1

    Hayvanların insanlardan korkmadığı, birbirleriyle konuşabildiği çok eski zamanlara ait birbirinden güzel masallar, Tarık Demirkan’ın derlediği Dünya Halklarından Hayvan Masalları kitabında bir araya getirildi.   Kuzey Amerika kıtasının Kızılderililerin yaşadığı kurak bölgelerinden yüksek dağlarla kaplı Tibet’e kadar çok geniş bir coğrafyadan süzülüp gelen bu pek işitilmedik masallar, birçok sorunun da cevabını veriyor aynı zamanda. Yılanın neden kıvrıla kıvrıla ilerlediğini bir Afrika masalından, denizatlarının nasıl ortaya çıktığını bir Filipinler masalından, tilkinin kuyruğunun neden beyaz olduğunu bir Norveç masalından, balinaların neden derin denizlerde yaşadığını bir Bahama Adası masalından, baykuşların şarkı söylemeyi nasıl öğrendiğini bir Estonya masalından ya da bazı kazların neden alacalı olduğunu bir Başkır Türk masalından öğrenebilirsiniz.   Üstelik, Dünya Halklarından Hayvan Masalları’nın devamı da gelecek……

  • Kitap

    Ben Küçük Bir Çocukken

    “Ben, küçük bir çocuğun günümüzden yarım yüzyıl önce nasıl yaşadığını anlatmak istiyordum ve anlattım. Anıların ülkesinden çocukluğumu gün ışığına çıkarmak istedim.”   Erich Kästner, Alman çocuk edebiyatında yeni bir çığır açmış, çocuk kitaplarını gerçekçi temeller üzerine oturtmuş isim olarak anılıyor. Yaşamı boyunca yapıtları pek çok ödüle layık görülen, çocuklar için yazmış olduğu kitaplar bütün dünyada çeşitli dillere çevrilen Kästner, bu defa kendi çocukluğunu anlatıyor; daha doğrusu, çocukluğundan bazı kesitler paylaşıyor Ben Küçük Bir Çocukken kitabında.   “Öğrendiğimiz her şey beynimizin çekmecelerinde duruyor; bence bunlar, dolap veya komodin çekmecelerine benziyorlar; bazıları çekerken takılıyor, bazıları bomboş, bazılarının içinde ise yanlış şeyler var. Bazı çekmeceler hiç açılmıyor; o zaman çekmeceler ve biz ‘çivilenmiş’…

  • Kitap

    Denizi düşleyen prenses…

    İki uzak şato ve düşlerinin peşinde iki prenses İki farklı şatoda, düşlerinin peşinde iki prenses, mutluluğu uzak diyarlarda bulacaklarını sanıyorlardı. Stefano Bordiglioni’nin kaleme aldığı Denizi Düşleyen Prenses, “İlk Okuma Kitapları” dizisi kapsamında yayımlandı. “Dağlardaki bir şatoda, bir prenses hiç görmemiş olsa da denizi düşlüyordu her gece. Suyun hareket ettiğini görüyordu ve bu olağanüstü gösteri, rahatça uyumasına izin vermiyordu. Uzaklarda, çok uzaklarda, deniz kıyısındaki bir şatoda, başka bir prenses de düş görüyordu; hiç görmemiş olsa da dağları düşlüyordu. Gökyüzüne tırmanan bu devasa taş kuleler uykusunu bölüyordu.” Dağdaki bir şatoda denizi düşleyen prenses ile deniz kıyısındaki bir şatoda dağları düşleyen prenses mutluluğu bulmak için çok uzaklara gittiklerinde, aslında buna hiç gerek olmadığını anlayacaklar……

  • Kitap

    Gökte biri var…

    Sevim Ak’ın kaleme aldığı ve Behiç Ak’ın resimlediği Gökte Biri Var, Yaratıcı Okuma Dizisi kitaplarından. Sevim Ak’la başlayan yepyeni bir dizi: Yaratıcı Okuma Peki ama gökteki, teldeki bu adam da kim? “Teldeki adam bakış açımı değiştirmişti. Konuşulanlardan çok konuşulmayanlar, görünenden çok görünmeyenler çekmeye başlamıştı ilgimi. Teldeki adam gözlüklüydü. Gözlüklerinin benimkinden ve babamın arkadaşlarınınkinden farklı olduğunu anlamıştım. Kimsenin göremediği ayrıntıları büyüteç gibi büyütüyordu onunki. Yıkılma tehlikesine karşı boşaltılmış ahşap evin tahta oymalı kapı kolunu, çatı aralarındaki kuş yuvalarını, çocuk parkının köşesindeki, çevresini otlar bürümüş başı kopuk heykeli, fare deliklerini, eski binaların birindeki kirden pastan kararmış armayı o göstermese hangimiz görebilecektik?” Kitap okumanın yaratıcı yönünü vurgulamak üzere özel olarak hazırlanan kitabın son sayfalarında Nihal Kuyumcu’nun hazırladığı…

  • Kitap

    Esil ve Yesil

    İnsan masalsız olmaz… “Bütün dünya halk anlatıları, üstüne kuruldukları temel motifler ve taşıdıkları iletiler açısından ortaklık ve benzerlik gösterirler. Çünkü her masal olayının, gerçek hayatta bir karşılığı vardır. Ne var ki masallar bu gerçekleri, sorunları ve çözüm yollarını sembollerle anlatırlar. Öyleyse masalları anlamak hayatı anlamakla eş değerlidir.” Masalların önemini bu sözlerle vurgulayan Muhsine Helimoğlu Yavuz’un “Anadolu Masalları” dizisi, dördüncü kitap Esil ile Yesil’le devam ediyor…   “Anadolu Masalları” dizisinde Muhsine Helimoğlu Yavuz, kaynaklarını da belirterek, sözden yazıya geçirilmiş özgün halk masallarını bir araya getiriyor. Esil ile Yesil kitabında da toplam yirmi masal yer alıyor.   Bu masallarla ilgili olarak Muhsine Helimoğlu Yavuz önsözünde şöyle bir açıklama yapıyor: “Bu masalları, çocukları iyiden ve…

  • Kitap

    35 Mayıs

    35 Mayıs’ta insan, her şeye hazırlıklı olmalı 35 Mayıs, Alman çocuk edebiyatında yeni bir çığır açmış, çocuk kitaplarını gerçekçi temeller üzerine oturtmuş isim olarak anılan Erich Kästner’in Türkçe’ye çevrilen yeni kitabı. Konrad’ın, amcasıyla birlikte geçirdiği perşembe günleri çok eğlenceliydi aslında. Güney Pasifik’le ilgili kompozisyon yazmak zorunda kaldığı bu perşembe hariç… Sıkıntılı olduğu her halinden belli olan Konrad ile amcasının yolda karşılaştıkları ve onlardan bir parça şeker isteyen sirk atı günün sürprizi olabilir mi dersiniz? “Mayıs’ın 35’iydi. Demek ki Ringelhuth amcanın, olup biten hiçbir şeye şaşırmamasına şaşırmamamız gerekiyor. Bugün yaşayacağı olaylar, bir hafta önce başına gelseydi kendisinin ya da yerkürenin birkaç tahtasının eksik olduğunu düşünürdü mutlaka.” Gerçekten de Konrad ile amcasının…

  • Kitap

    Görünmez olan Torino'nun maceraları

    Tonino bir varmış bir yokmuş… Okulu asmak, cezalandırılma korkusu olmadan şakalar yapmak için zaman zaman hepimizin aklına gelmiştir görünmez olma fikri; Tonino da, bir gün görünmez olsaydım ne güzel şeyler yapabilirdim, diye pek çok defa düşünmüştü. Bir gün önce ev ödevlerini yapmak yerine sinemada bir kovboy filmine gitmeyi tercih ettiği için, öğretmenin sınıfa girmesiyle daha da çok ister görünmez olmayı: “Tam o sırada öğretmen sınıfın kapısından içeri girdi, üstelik her zamankinden daha ciddi, hatta gergin bir hali vardı. Tonino ümitsiz gözlerle sınıfın kapanan kapısına ve kasım ayının sisli havasını içeri sızdırmayan pencerelerin dışındaki parmaklıklara baktı. Ah, keşke şimdi sisten bir pelerinin içine saklanarak sınıftan kaçabilseydi, en azından bir günlüğüne görünmez olabilseydi!”…