• Genel

    Ufacık haline bakmadan…

    “Ufacık haline bakmadan azimle o dik yokuşu tırmanarak fırına ulaşmak üzereydi. Pidenin kokusu daha sokağın başından duyuluyordu. Elinde sıkı sıkı tuttuğu buruşmuş parayı düzeltirken fırının önündeki pide kuyruğuna girmişti bile. Çok heyecanlıydı, parayı verip pideleri alırken bir yandan da koşarak eve giderse pidelerin hala sıcak olabileceğini düşünüyordu. Eve vardığında herkes toplanmış, içeriyi sımsıcak bir hava sarmıştı. Küçük kız odaya baktığında tüm sevdiklerini bir arada gördü, ninesi, amcaları, dayıları, teyzeleri… Onun için Ramazan buydu işte… Değerli bir sofranın etrafında tüm sevdikleri ile bir arada huzur içinde beklemek ve sonra duaların edilip ilk lokmaların yenmesi. Sonra o gece hiç bitmese hep böyle bir arada kalsalar diye hayal ederdi. Bugün düşündüğünde ise o günlere geri dönmeyi ne çok…