üstün zekalı çocuk
Genel,  Konuk Yazarlar

ÜSTÜN ZEKALI VE YETENEKLİ ÇOCUKLARIN EĞİTİMİ

-Çocuğum her şeyi sorguluyor, öğretmeni bu konudan şikayetçi,

-Akranlarının ilgilenmediği konulara ilgi duyuyor ama bunları paylaşacağı arkadaşı yok,

-Çocuğum bildiği konuları tekrar etmeye karşı çıkıyor; öğretmeni de biz de ne yapacağımızı şaşırdık.

-Adalet duygusu sürekli başına işler açıyor, arkadaşlarına yapılan haksızlara sanki kendisine yapılmış gibi karşı çıkıyor ve tepki gösteriyor, sonunda da üzülüyor.

 

Üstün zekalı ve yetenekli olsun olmasın bunlara benzer konuşmaları yapıyorsanız, bunlar zamanla soruna dönüşebilir. Peki nasıl?

 

Geçtiğimiz ay üstün zekalı ve yetenekli çocukların düşünülenin aksine sürekli kitap okuyan, hiç arkadaşı olmayan, en zor soruları cevaplayan çocuklar olmalarının dışında farklı bir çok özelliğine değinmiştik. Bu sayımızda üstün zekalı ve yetenekli çocukların eğitimlerine ve yaşadıkları sorunlara kısaca değineceğiz.

 

Üstün zeka ve yetenek kavramı ortaya atıldığından beri bu özelliklere sahip bireylerin eğitimi tartışılıyor. Ülkemizde ise konunun önemi henüz yeni yeni tekrar anlaşılmaya başladı.

 

Türkiye’nin üstün zekalılar eğitimi geçmişi Enderun Mekteplerine dayanmaktadır. Küçük yaşta üstün potansiyeli tespit edilen çocuklar alınarak Enderun Mekteplerine yerleştirilir ve farklı bir çok eğitim almaya başlarlardı. Başarılı olduğu konular belirlenen çocuklar, başarıları ve ilgi alanları doğrultusunda daha derin eğitimlerle devletin üst kademelerinde çalışmak üzere özelleştirilirdi. Enderun mekteplerinden sonra Cumhuriyetin ilk yıllarında da üstün zeka ve yetenekli çocukların desteklenmesi, ilgi alanları doğrultusunda ülkemizde ya da dış ülkelerde eğitim almasının sağlanması, eğitim giderlerinin devlet tarafından karşılanması kanunları ile bir çok üstün zekalı ve yetenekli çocuk dehasını gösterme fırsatı buldu. Sonrasında ise konu önemini ve güncelliğini kaybetti. Geçtiğimiz beş yıl içinde üstün zekalı ve yetenekli bireyler ile ilgili çalışmalar hız kazandı. Türkiye’de bir çok ulusal ve uluslararası kongreler düzenlendi, üstün zeka ve yetenek konusu gündeme alındı. Üstün zekalı ve yetenekli çocukların eğitimi ile yapılan her çalışmanın ortak bir noktası vardı.  Seviyesine ve ilgi alanına göre eğitim…

 

Her birey kendine özgü bir zeka seviyesi ve bazı yeteneklerle doğar. Bizim genetiğimizle getirdiğimiz fiziksel özelliklerimiz yanında zekamızın ve yeteneklerimizin de bir kısmının kalıtım ile aktarıldığı yapılan bir çok araştırmada kanıtlanmıştır. Bir kısmı kalıtımla aktarılmaktadır, peki ya diğer kısmı etkileyen nedir? Diğer kısmı ise çevremiz tamamlar. Genetiğinizle getirdiğiniz yeteneklerimizi eğitim alarak geliştirebiliriz ya da hiç kullanmayarak yok edebiliriz. Eline hiç keman almamış biri kemanda dahi olduğunu bilebilir mi?

 

Zeka da yetenek gibi kalıtım ile birebir ilişkili ise, zeka eğitim ile gelişebilir mi?

Yapılan bir çok araştırma zekanın dinamik bir yapı olduğunu, aktif olarak kullanıldığında ve sağlıklı çevre koşullarında (doğru beslenme, zararlı kimyasallara maruz kalmama gibi) geliştiğini kanıtlamıştır. Zekanın ve yeteneğin keşfedilerek kişilerin keşfedilen alanlarda ilerlemesi sağlanmalıdır. Çocukların yeteneklerinin ve ilgi alanlarının erken keşfi ve bu alanlarda yapılacak çalışmalar eğitim ile ilgili yaşanan ve yaşanabilecek problemlerin önüne geçecektir. İlgi alanlarına ya da zeka seviyesine göre düzenlenmemiş eğitim yukarıda da bahsettiğimiz problemleri oluşturacaktır.

 

Çocukların yapabileceğinin çok üstünde ya da altında, monoton ders içerikleri ile hazırlanan bir eğitim sınıfta sıkıntılara yol açabilir. Sıkılan ve ders dışı konularla ilgilenen çocuklar, arkadaşlarının derse karşı tutumunu ve sınıf disiplinini de olumsuz etkileyebilir.

 

İlgi alanlarına göre eğitim almalarının yanında, çocuklardan yetenekleri dışındaki çalışmalarda mükemmel olmaları beklenmemelidir.

 

Tüm çocukların yapabileceği ortak etkinlikler mutlaka vardır fakat bunlar her çocuğun öğrenme ihtiyaçlarını karşılayacak mıdır? Bazı çocuklar hızlı öğrenebilir, öğrendiklerini uzun süre saklayabilir ve yeni bilgiler öğrenebilecekken, bazı çocuklar daha fazla tekrarla ve uzun sürede öğrenebilirler. Bu noktada okul idaresine ve sınıf öğretmenine iş düşmektedir. Farklı ihtiyaçları olan öğrenciler için derslerde farklılaştırmalar yapılabilir. Hızlı öğrenen öğrencilere ilgileri doğrultusunda araştırma ödevleri, sınıf içinde kolay soruları zaten yapabiliyorsa kendi seviyesinde sorularla devam edebilme özgürlüğü sağlanabilir. Üstün potansiyelli çocuklar ilgi alanları olan dersleri farklı sınıflarda işleyebilirler. Tekrar yerine yeni bilgiler öğrenmesi için öğrencilere fırsat verilebilir. Örneğin matematik dersinde arkadaşlarından önde olan çocuklar bir üst sınıftan dersler alabilirler. Yukarıda bahsi geçen sorunların çözümü eğitim sisteminin içinde olabilir. Öğrencilerin sorgulama ihtiyacı hissettiği, ilgi duyduğu konular üzerinden dersler işlenebilir. Farklı duygu durumları, hassas adalet duyguları için Sosyal Beceri dersleri düzenlenebilir. Normal sınıflarda bulunan üstün zekalı çocuklar ile yapılabilecekler konusunda sınıf öğretmenleri ve okul idareleri üstün zekalılar uzmanlarından ya da üstün zekalılar sınıf öğretmenlerinden yardım isteyebilirler. Konularla ilgili bize mail yazabilir, gelecek sayılarda işlenmesini istediğiniz konular konusunda fikirlerinizi paylaşabilirsiniz. Çocuklarımızla sağlıklı, mutlu bir ay diliyorum.

 

Ayşegül İŞLEKELLER BOZCA

Üstün Zekalılar Uzmanı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.